Cilt Bakım Yağları
Argan Yağı
Babassu Yağı
Firming Body Oil
Firming Face Care Oil
Hodan Yağı
İncir Çekirdeği Yağı
Kaktüs Çiçeği Yağı
Kavun Çekirdeği Yağı
Kenevir Tohumu Yağı
Kuşburnu Çekirdeği Yağı
Pirinç Kepeği Yağı
Spotlight Face Care Oil
Tamanu Yağı
Üzüm Çekirdeği Yağı
- Öne çıkan
- En alakalı
- En çok satan
- Alfabetik olarak, A-Z
- Alfabetik olarak, Z-A
- Fiyat, düşükten yükseğe
- Fiyat, yüksekten düşüğe
- Tarih, eskiden yeniye
- Tarih, yeniden eskiye
Yüz Yağları: Mitlerin Ötesinde Bir Kimya
"Yağ sürme, cilt yağlanır" yanlışı onlarca yıl sürdü. Oysa konu tamamen kimya ile ilgili. Cildin lipit bariyeri zaten yağlardan oluşur: seramid, kolesterol ve serbest yağ asitleri. Doğru botanik yağ, bu yapıya bir ayna tutar; stratum corneuma (cildin en dış katmanına) nüfuz ederek nem tutma kapasitesini artırır ve bariyer onarımına katkı sağlar. Yanlış yağ seçimi sorun yaratabilir; ancak doğru yağ, cilde kremlerin tek başına veremediği desteği sunar.
Yüz bakım yağlarının popülerleşmesi geçici bir trend değil, biyokimyanin yeniden keşfidir.
Lipofil Yapı: Kremden Daha Derine Gitmek
Su bazlı formülasyonlar stratum corneumun lipit tabakasını doğrudan geçemez; cildi yüzeyden nemlendirir ve bir kısmı henüz emilmeden buharlaşır. Bitkisel yağlar ise lipofil (yağ seven) yapılarıyla bu tabakadan rahatça geçiş yapar. Molekül boyutlarına ve yağ asidi profillerine göre de cildin farklı derinliklerine ulaşırlar.
Kuru yağların (kuşburnu, üzüm çekirdeği, kaktüs çiçeği) molekülleri küçüktür; hızla emilirler ve geride yağlı bir his bırakmazlar. Ağır emollientler (babassu, hindistan cevizi) ise daha yüzeysel kalır; bariyer üzerinde koruyucu bir film oluşturarak nem kaybını yavaşlatan oklüzif (nem kilitleyici) bir katman görevi görürler. Hangisinin ne zaman kullanılacağı, tamamen cilt tipine ve amaca göre belirlenir.
Hangi Cilt, Hangi Yağ Profili?
Bitkisel yağlardaki iki dominant yağ asidi, farklı cilt tiplerine farklı biçimlerde yanıt verir:
-
Oleik Asit (Omega-9): Ağırlıklı olduğu yağlar daha kalın, besleyici ve yoğun bir emollient karaktere sahiptir. Kuru ve olgun ciltler bu profili çok sever.
-
Linoleik Asit (Omega-6): Ağırlıklı olduğu yağlar ise daha ince ve hızlı emilen bir yapıdadır; akneye yatkın ve karma ciltler için ideal bir tercih sebebidir.
Akneye eğilimli ciltlerde linoleik asit eksikliği saptanmıştır; bu eksiklik sebumun (cilt yağının) yapısını bozarak komedon (siyah/beyaz nokta) oluşturucu bir profile dönüşmesine yol açar. Üzüm çekirdeği ve kaktüs çiçeği gibi linoleik asit ağırlıklı yağların, bu cilt tipinde sebumu dengeleyici bir rolü vardır.
Kaktüs Çiçeği, Babassu, İncir Çekirdeği
Kaktüs çiçeği yağı, Kuzey Afrika kaktüsünün (Opuntia ficus-indica) tohumlarından soğuk sıkımla elde edilir. Linoleik asit konsantrasyonu yüksek, tokoferol (E vitamini) değeri ise istisnai derecededir; E vitamini içeriği bilinen pek çok popüler yağdan çok daha yüksektir. Çok az miktarı bile uzun süre etki gösterir; bu nedenle değeri botanik dünyasının en yüksek sınırına yaklaşır.
Babassu yağı, tropik bir palmiyenin tohumlarından gelir; laurik asit profiliyle hindistan cevizine benzer ancak doku olarak çok daha hafiftir. Sebum sentezini bozmadan nemlendirir; karma ve normal ciltler için ideal bir geçiş emollientidir. İncir çekirdeği yağı ise içeriğindeki ficin enzimi ile yüzey dokusunu nazikçe yeniler; linoleik asit ağırlıklı yapısıyla cildin sıkılığını ve parlaklığını destekler.
Üzüm Çekirdeği, Pirinç Kepeği, Tamanu
Üzüm çekirdeği yağı, bitkisel dünyada OPC (oligomerik proantosiyanidin) konsantrasyonu en yüksek kaynaklardan biridir. OPC; C vitamininden 20 kat, E vitamininden ise 50 kat daha güçlü bir antioksidan aktivite göstermesiyle bilinir. UV ışınları ve çevre kaynaklı serbest radikal hasarına karşı olağanüstü bir koruma sağlar. Hafif dokusu sayesinde yüzün tamamında rahatça kullanılabilir; serumlardan sonra, kremlerden önce bir katman olarak uygulanmaya çok uygundur.
Pirinç kepeği yağı, gama-oryzanol ve ferulik asit içerir. Bu iki bileşik hem UV absorbsiyon kapasitesine sahiptir hem de melanin üretimini düzenleyen tirozinaz enzimini baskılar (inhibe eder). Ton eşitleme ve leke önlemede, üzerinde en çok bilimsel çalışma yapılan yağların başında gelir.
Tamanu yağı, Fransız Polinezyası kökenlidir. İçindeki calophyllolide ve inophyllolide adlı iki özel bileşik, anti-inflamatuar (yangı karşıtı) ve yara iyileştirici etkileriyle klinik olarak yoğun ilgi görmüştür. Cilt onarımı ve izlerin hafifletilmesi alanında uzun yıllardır güvenle tercih edilmektedir.
Kremden Önce mi, Sonra mı?
Bu sorunun yanıtı, kullanılan yağın moleküler yapısına ve amacına göre değişir:
-
Kremden Önce: Serum gibi çalışan ince yapılı yağlar (kuşburnu, üzüm çekirdeği, kaktüs çiçeği) kremden önce uygulanır. Böylece aktif bileşenler çıplak cilt yüzeyine doğrudan temas eder; ardından sürülen kremin katmanı ise bu etkiyi cilde kilitleyen bir koruyucuya dönüşür.
-
Kremden Sonra: Ağır emollient veya oklüzif karakterdeki yoğun yağlar (babassu, tamanu, incir çekirdeği) kremden sonra veya doğrudan kremin yerine uygulanır. Bu durumda yağ bir kapak işlevi görerek altındaki nemin ve aktif bileşenlerin buharlaşmasını engeller.
Hangi yol seçilirse seçilsin tek kural sabittir: Uygulamanın temiz ve hafif nemli bir tende yapılması etkinliği maksimuma çıkarır. Tamamen kuru bir yüzey, yağı sadece yüzeyde tutarak emilimini zorlaştırır.